İlknur Kim?
Kıyafetlerden çok daha fazlası
Bazı kadınlar sabah kahvesini içmeden uyanamaz.
Ben ise bir kombini tamamlamadan güne başlayamam.
Çünkü ne giydiğim, o gün kim olduğumu sessizce anlatmanın en şık yolu.
Bazen ince topuklu bir ayakkabının üstünde dimdik,
bazen sade bir tişörtün içinde yumuşacık…
Ama hep kendim gibi.
Ben İlknur.
Yıllarca sabah 9 – akşam 6 arasında yaşadım.
Bankada, telefonda, sistemde…
Herkesin adımı bildiği ama kim olduğumu pek de sormadığı yerlerde.
Ama ben hep aynada başka bir kadını gördüm.
Kumaşları hisseden, sokaktan geçen birinin stiline aşık olan,
giyinmeyi sadece “hazırlanmak” değil, var olmak olarak gören birini.
Sonra bir gün — hayır, tek bir gün değil aslında…
Birikmiş binlerce sabahın sonunda — kendi yolumu seçtim.
Bir vintage mağazada stilin nabzını tuttum,
Yedi yıl boyunca her gelen kadına “İçindeki kadını giydir” dedim.
Moda editörlüğü eğitimi aldım, styling yaptım, yazdım, çektim…
Ve sonunda anladım:
Benim işim sadece moda değil. Benim işim hissettirmek.
Şimdi hem kameranın önünde, hem kelimelerin içinde yaşıyorum.
Her gün sorduğum tek bir soru var:
“Bugün ne giydim?” değil.
“Bugün nasıl hissettim… ve bunu üzerime nasıl taşıdım?”
Çünkü stil bir üniforma değil, bir günlük sayfası.
Ve ben o günlüğü sana açıyorum.
Bazen bir elbisenin içinde çocukluğuma dönerim,
bazen bir gözlük ardında kırılmamaya çalışırım,
bazen bir kırmızı rujla yeniden doğarım.
Ben İlknur.
Kıyafetlerimi severim. Ama hikâyelerimi daha çok.
Ve bu platform, artık sadece kombin değil, bir dönüşüm alanı.
Seninle birlikte, gardırobumdan hayatı anlatmaya geldim.
✨ “Sen bugün üzerindekilerle ne anlatıyorsun?”
#EvetİlknurBugünNeGiydi


